AMASRA GEZİ REHBERİ
English German Italian Greek France Polish Russian Spannish Ukrainian Bulgarian Dutch Finnish Hindi Japanese
Google



Arası
KM'dir.


KARIŞIK MESAFELER

(İL-İLÇE KARIŞIK MESAFELER İÇİN)
(Burayı Tıklayın)


Adres Arama Motoru

TEL KIRMA YAPIMI
Tel Kırma Örneği

Bartın yazmaları , Tel kırma çeşitleri ve malzemeleri Amasra'dan temin edilebilir
ADRES:
Çekiciler Çarşısı. No: 2
Tel : 0 (378) 315 32 74



BARTIN
(GÜNLÜK VE 3 GÜNLÜK)


Wordpress Sayfamız

Kardeş Sitemiz

Amasragezi.wix.com

DIGITAL

************************************ ANTALYA'DAN KARADENİZ TURU ************************************


AMASRA GEZİ REHBERİ

DENE

  Batı Karadeniz kıyılarında küçük bir kasaba olan Amasra’nın turizmle tanışması Cumhuriyetin ilk yıllarına rastlar.  1920’li yılların sonunda gemiciliğin ve çekiciliğin geçersiz hale gelmesi, mendirek inşaatının bitmesi Amasra’da işsizliğin artmasına neden olur. Doğal olarak da İstanbul’a göç başlar. Amasra’da kalanlar için tek heyecan İstanbul’dan haftada iki gün gelen “ Bartın Postası” vapurudur.
 

        
Amasralılar 1933’te Cumhuriyet’in Onuncu Yıldönümü hazırlıkları sırasında Küçük Liman kıyısına küçük bir park açarlar. Çiçeklerin ve ağaçların süslediği bu parkın açılma amacı Amasra’ya Bartın’dan gelenlerin dinlenebilecekleri bir alan kazandırmak ve yazlıkçıların sayısını artırmaktır.

        Amasra halkı 1931 yılında Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Fevzi Çakmak Paşa’yı ağırlar. Paşa, kasabada sadece bir gece kalır. Amasra’nın kalkınması için kasaba halkını turizme onun yönlendirdiği rivayet edilir. Amasralılar için artık yeni bir heyecan başlar.

        Amasralılar bir yandan da kasabada ticaretin canlanması için çalışır. Amasra Halk Odası, çekicilik ve hasır örgücülüğü kursları açarak el sanatlarını yeni nesillere aktararak meslek edinmelerinin sağlar. 1934 – 1998 yılları arasında Amasra’da birçok sergi açılır, konferans ve müsamere düzenlenir.
        1938’in son günlerinde Amasralılar çok büyük bir misafir daha ağırlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci cumhurbaşkanı İsmet İNÖNÜ Bartın’a gelince Bartınlıların ısrarı üzerine Amasra’yı da ziyaret eder. İlerleyen yıllarda bu küçük kıyı kasabası birçok bürokratı ve ünlü insanı ağırlayan nadir yerlerden biri olacaktır.

        Amasralılar kasabalarını turizm kenti yapmak için önemli bir adam atarlar. 1939 yazı Deniz Bayramı’nda (1 Temmuz) Amasra Plajı törenle halkın kullanımına açılır. Böylece 1940’lı yıllarda Amasra at sırtında, arabalarla veya kayıklarla gelen Bartınlıların değil, Karabük Demir – Çelik Fabrikası’nda çalışan işçilerin de tatil beldesi olur. Amasra plajının müdavimleridir artık onlar. Ayrıca fabrikanın Amasra’ya bir de dinlenme tesisi yaptırmasına vesile olur.
 


        Ankaralı diş hekimi Sıtkı TUĞCU ve Dâhiliye Mütehassısı Necati SELVİ 1948’de Büyük Liman’daki İskele Kahvesinin üstünü kiraladılar. Sıradan gibi görünen bu olayın önemi Amasralılar için çok büyüktür; çünkü bu olay hem Amasra’da hem de Türkiye’de iç turizmin başlangıcı olarak alınabilir.
        Neden Amasra? … 
        1940’lı ve 1950’li yılların ulaşım koşulları düşünüldüğünde Türkiye’nin batı ve güney kıyıları Ankara ve İstanbul’a oldukça uzaktı. Ankara’dan Amasra’ya ulaşım aktarmalı olarak demir ve karayolu ile sağlanıyordu. Günümüzde çok kısa olarak nitelendirilen bu yol bile o günlerde 12 saatten fazla sürüyordu. Büyük kentlere yakınlık Amasralıların en büyük kozu oldu o yıllarda. 
        Amasra ilk etapta sanatçılar, yazarlar, politikacılar, gazeteciler ve bürokratların ilgisini çekti.  Gelen turistler otel sayısı kısıtlı olduğu için Amasralıların evlerine konuk oldular. Böylece Türkiye’de ev pansiyonculuğu ilk olarak Amasra’da başladı.  
        Sadece iş hayatının yoğunluğundan değil, başkentin çok katlı apartmanları, lüks pastaneleri, lokantaları ile geniş caddelerinden bunalan Ankaralılar yaz gelince çoluk çocuk soluğu Amasra’da almaya başladılar. Amasralıların basit evleri, kasaba pazarında küfelerde sattıkları taze sebze ve meyveler, süt ve ürünleri, çekiciler çarşısındaki el yapımı hediyelik eşyaları, salaş lokantaları, kır kahveleri, yeşil dağlarıyla, karaya çalan mavi denizi onlara cazip geliyordu. Ankaralıları İstanbullular izledi. Sonraki yıllarda tüm Türkiye…
        Bugün sadece Amasralıların değil gelen turistlerin de dinlenmekten zevk aldıkları Sefa Park 1951 yılında Zonguldak valisi Safaettin KARANAKÇI’nın adından esinlenerek açıldı. 
        1954 yılında Resimli Hayat Mecmuası “Ankara’nın Plajı: Amasra” başlıklı uzun bir yazıyı fotoğraflarla yayımlayarak tatilcileri Amasra’ya yönlendirir.  1955’te Shell Şirketi, bastırdığı duvar takviminde Amasra’nın fotoğraflarına yer verince Amasra sevdalılarının sayısı günden güne çoğaldı.
        1955 yılında Küçük Liman kıyısındaki eski bölge okulunun bir dersliğinin müzeye çevrilmesi ile Amasra’da bulunan arkeolojik eserler burada toplanmaya başlandı. Böylece bu gün turistlerin en çok ilgi gösterdikleri Amasra Müzesi’nin temeli atıldı.
         
        1956’da Amasralılar, “Amasra Turizm ve Güzelleştirme Derneği”ni kurdular. 7 Kasım 1960 tarihinde Amasra’ya gelen Cemal GÜRSEL’in  “En büyük kalkınma yolu turizm yoludur” sözleri derneğin çalışmalarını hızlandırmasına neden oldu. 
Amasralılar, 1960’lı yıllar boyunca turizme yatırım yaptılar. Yatak, pansiyon, yazlık ev, otel ve gelen yerli – yabancı turist sayısı da o oranda arttı.          
              
          Amasralılar, kültürel etkinliklere de önem verdiler. 30 Temmuz – 6 Ağustos 1961 tarihleri arasında “ Amasra’nın 500’üncü Fetih Yıldönümü Bayramını Kutlama” programı hazırlandı. “Sanat Şenlikleri ve Eğlenceler Haftası” düzenlendi. Etkinliğe kasaba halkı ve turistlerin yanında Basın – Yayın ve Turizm Bakanlığı, Ankara Radyosu da ilgi gösterdi. O günün koşulları düşünüldüğünde küçük bir kasaba düzeyinde düzenlenen kapsamlı ilk kültür örneğidir. 

        1960’lı yıllarda Amasra, ulusal basında adından söz ettirmeye başlamıştır. Yazılarda Amasra’nın doğal ve tarihi güzelliklerinin yanında Amasra’ya nasıl gidileceği, nerede kalınacağı, nerede yemek yenileceği fiyatlarıyla anlatılıyordu. Bu tanıtım Amasra’nın ününe ün kattı.
 
        1970’li yıllarda Türkiye’nin batı ve güney kıyılarının turizm açısından yatırıma açılmasıyla Amasra turizmi sendeler. Amasra bu dönemde geçimini kömürden sağlanmaya başlar.  Amasra’ya civar köylerden ve kasabalardan göç olur. Bu sefer Amasra toprağı arkeolojik kazılar  için değil ekmek parası  için kazılır.
        1986 yılında ilçe olan Amasra için turizm açısından yeni bir dönem daha başlamaktadır. Almanya’nın ünlü magazin dergisi Stern’ in ocak sayısında Amasra’nın fotoğraflarını yayımlaması Amasra’nın ününü uluslar arası alana taşıdı.
        Amasra’ya gelen yerli – yabancı arkeologlar, akademisyenler Amasra’daki Roma, Bizans, Cenova ve Osmanlılardan kalan tarihi eserleri, müzedeki arkeolojik ve etnografik kaynakları inceleyerek izlenimlerinin makaleleri aracılığı ile aktardılar. Böylece Amasra’nın sadece denize girilen, park ve lokantalarında vakit geçirilen bir yer değil, aynı zamanda 3000 yıllık bir tarihin izini taşıdığı anlaşıldı. 
        1990’lı ve 2000’li yıllarda Amasra yalnızca yaz turizminin değil, hafta sonu kültür turları ve okul turlarının da mekânıdır. Son yıllarda ev pansiyonculuğunun yanında yeni inşa edilen otellerle yatak kapasitesi ve hizmet kalitesi de arttırılmıştır.  Hediyelik eşyaların ve el işlerinin satıldığı “ Çekiciler Çarşısı”  ile canlı bir ticari hayat vardır. Bayramlar, hafta sonları Amasra’nın nüfusunu 3 – 4 katına çıkarmaktadır. 

 
     
        Amasra’nın tarihi ve doğal güzellikleri yanında  “Gönderilmemiş Mektuplar” adlı sinema filmi ile “Gülbeyaz, Hayat Bilgisi, Fikrimin İnce Gülü” gibi dizi filmlerin Amasra’da çekilmesi ile Akademi Türkiye Şarkı Yarışması’nda birinci olan Barış Akarsu’ nun da Amasralı olması ilçenin tanıtımına katkı sağlamıştır.
        Bugün, teknolojinin ve hızlı yaşamın yorduğu büyük şehrin insanları için Amasra, sakinliği, çiçeklerinin kokusu, tepelerindeki ağaçlarının ve denizinin rengiyle sığınılacak huzurlu bir limandır.
 
 

Amasra Logosu

AMASRA ANLIK ve 5 GÜNLÜK HAVA DURUMU
AMASRA AMASRA

............................................................................... => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=